Kategori: Yönetim Kurulu |
314 Okunma |
Yazan: kayseridho | 19 Mayıs 2010 15:19:44
Ankara'da 18 Mayıs 2010 tarihinde olağanüstü başkanlar toplantısı gerçekleştirildi.

OLAĞANÜSTÜ BAŞKANLAR TOPLANTISI
18 Mayıs 2010 tarihinde Ankara’da TDB Başkanı Prof. Dr. Murat AKKAYA’nın daveti ile olağanüstü başkanlar toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıya TDB Başkanı, TDB MKYK üyeleri, oda başkanları ve yöneticileri katılmıştır. Kayseri, Nevşehir, Niğde Kırşehir Odasını Oda Başkanı İlhan KARACALAR ve Genel Sekreter Necati Burak AYKUT temsil etmiştir.
Toplantının konusunu; onaylanmayan asgari ücret tarifesi için TDB tarafından idare mahkemesine açılan davanın kazanılması üzerine Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı yeni 2010 asgari ücret tarifesi oluşturdu.
Bu toplantı yeni seçilen oda başkanlarının ve yönetimlerinin Ekim’deki TDB yönetim organları seçimlerinden önce ilk kez bir araya gelmeleri bakımından da önemliydi.
TDB Başkanı Murat Akkaya’nın genel olarak süreci anlatan konuşması ile başlayan toplantı da TDB avukatı yeni hukuki süreci açıkladı. Oda başkanlarının görüşlerinin alınması sonucunda TDB sitesinde konu ile ilgili bir açıklama yapılmasına karar verildi.
TDB başkanı Prof. Dr. Murat Akkaya gelinen sürecin hükümetin TDB yönetimini dikkate almayan popülist sağlık politikası sonucu olduğunu belirterek 2 yıldır geçirilen mahkeme sürecinde meslek adına büyük kayıplar olduğunu ifade etti. TDB nin sağlık bakanlığı ve SGK ile görüşme sürecinde artık bu kurumlarla görüşemediğini, randevu alamadığını davetlerine cevap alamadığını önemle vurguladı.
TDB avukatı Mustafa Bey ise hukuki süreci anlattı. Hukuki süreç özetlenirse:
TDB nin idari mahkemesine açtığı dava kazanılmıştır. Bunun sonucunda Sağlık Bakanlığı 30 gün içinde TDB 2010 asgari fiyat listesini aynen veya ufak değişikliklerle yayınlaması gerekir. Sağlık Bakanlığı 30 günlük sürenin sonunda 2010 asgari ücret tarifesi adında yepyeni bir tarifeyi onaylamıştır. Bu tarifedeki fiyatlar 2002 – 2003 asgari fiyat tarifesi ve SUT fiyatlarının karmasıdır. Bu tarifenin iptali için yeniden iptal davası açılacaktır. Bu davanın da iyimser bir tahminle en az üç ay süreceği tahmin ediliyor. TDB yönetimi davanın kazanılacağını düşünüyor. TDB yönetimi bu yeni listeyi 60 gün elinde tutup, ondan sonra resmi gazeteye gönderme hakkında sahiptir. Resmi gazetede yayınlanmadan dava açılırsa 2007 asgari ücret tarifesi geçerli kalacaktır. TDB nin yaklaşımı 60 günlük süreyi beklemektir. Bu süre için de dava açarak 2007 tarifesini geçerli tutmaktır.
Sağlık Bakanlığı ise hukuki olarak özetle şunları yapabilir.
- TDB 60 günün sonunda listeyi resmi gazeteye göndermez ise Sağlık Bakanlığı TDB yi beklemeden kendisi Resmi Gazeteye gönderebilir ve listeyi resmileştirebilir. Ayrıca TDB yi Resmi Gazeteye göndermediği için mahkemeye verebilir.
- Mahkeme sonucunda makul bir liste yayınlayabileceği gibi yepyeni ve makul olmayan bir listede yayınlayabilir
- Ayrıca Sağlık Bakanlığı yasa değişikliğine giderek tarifenin tavsiye niteliğinde olduğunu ifade edebilir.
TDB avukatı bu süreçlerin sadece mahkeme kararlarıyla sonuçlandırılamayacağını önemle belirtmiştir.
TDB başkanı TDB nin görüşlerini sunduğunu, hükümetinde görüşlerini sunduğunu bir uzlaşma sağlanamadığını tek başına yargı kararları ile bir kazanım elde etmeyi düşünmediklerini ancak siyasi bir yaptırımlarının olmadığını ve bürokrasinin kendilerini yargıya gitmemeleri konusunda ikaz ettiğini ancak netice alamadıkları için ellerinde hukuki süreç dışında bir çare kalmadığını belirtmiştir.
YORUM
2 yılı aşkın zamandır geçirdiğimiz süreci hepimiz biliyoruz. Normal sevk zinciri sürerken açılan dava sonucu memur sevklerinin asgari fiyat tarifesinden ödenmesi… Ödenen yüksek faturalar sonucunda sevkin kapanması… Yeniden yargı süreci sonucunda tekrar açılması… Ancak yargı kararlarına ters olmasına rağmen sevk zincirinin kapatılması…
Geçirilen yargı sürecine rağmen 2 senedir kazanılan bir şey yoktur. Bu TDB yönetimi tarafından da ifade edilmektedir. Bir şey kazanmadığımız gibi sevkin bir açılıp bir kapanması hastalarımızı olumsuz etkilemiş ve oluşan kafa karışıklığı işlerimizi daha da durgunlaştırmıştır. Muayenehanelerimizde çoğunlukla boş oturmaktayız. Sabit giderlerimizi karşılamakta zorlanıyoruz.
TDB ile Hükümet arasındaki görüşme süreci başarısızlıkla sonuçlanmıştır. TDB yönetimi artık kendisine randevu verilmediğini davetlerine cevap verilmediğini açıklıyor.
Sağlık Bakanlığı ise kamu ve serbest diş hekimi oranını % 5 ten %
Bu arada 32 diş hekimliği fakültesi açılmıştır. Her sene sisteme yeni mezunlar katılmaktadır. Ayrıca diş hekimliği fakülteleri de Araştırma ve uygulama merkezi açmaya başlamıştır.
Dünyadaki ekonomik kriz Türkiye’deki alım gücünü azaltmıştır. Vatandaşlarımız artık daha zorlanarak kliniklerimizde özel hizmet almaktadır.
Kısaca özetlediğimiz bu tabloya daha çok satırlar eklenebilir. Sonuç olarak normal sevk zincirinden bugüne girilen hukuki süreç bize bir katkı sağlamamış aksine işlerimizi daha da durgunlaştırmıştır. Her gün kayıp içerisindeyiz.
TDB yönetiminin her düzeyde ifade ettiği gibi yargı süreci siyasi güç olmadan bir kazanım elde etmeye yetmiyor.
Sağlık Bakanlığının yayınladığı son tarife fiyatları SUT düzeyine çekmiştir. İlk anda tepki gösterdiğimiz bu tarife aslında bizim için büyük bir fırsattır.
Hükümet tarafından her zaman TDB fiyat tarifesinin yüksekliği ve bu tarife üzerinden faturaların devlet bütçesi tarafından karşılanamayacağı dile getirilmiştir.
Sevk zincirinin kapatılması da bunu desteklemektedir. Sağlık bakanlığını onayladığı son tarife Hükümetin bu görüşünü yansıtmaktadır. Yargı süreci ile yeni belirsizliğe girmek yerine bu tarifenin kabul edilmesi Sağlık Bakanlığının Danıştay kararını uygulaması istenilmeli Sevk zincirinin tekrar açılması sağlanmalıdır. Böylelikle büyük bir çoğunluğu boş oturan muayenehanelerin tekrar çalışması sağlanmalı vatandaşın kafasındaki karışıklık sona erdirilmelidir. Son tarifedeki fiyatlar piyasa fiyatlarına göre çok düşük değildir. Hastalarımız çok düşük farklar ödeyerek rahatlıkla hizmet alabilirler. Bu fiyatlarla muayenehaneler daha fazla kazanır. Vatandaşımız tedavi hizmetine daha rahat ulaşır, muayenehanelerde daha çok iş olur ve diş laboratuvarları, diş depolarımızla beraber piyasamız tekrar canlanır.
Dünyayı saran ekonomik kriz ortamında kısıtlı bütçe imkânıyla yüksek faturaları hastanın hiçbir katkısı olmadan devlete ödetmek yanlış ve iflas etmiş bir politikadır. Ayrıca iktidarla çatışarak yol alınamayacağı belli olmuştur.
Yayınlanan son Sağlık Bakanlığı Asgari Fiyat tarifesinin yargıya götürülüp yaklaşık bir sene gibi sürecek belirsiz bir sürece girilmesi ve durgunluğun devam etmesi yerine bu tarifenin fırsata dönüştürülüp artık beklemeye tahammülü kalmayan muayenehanelerimizin bir an önce çalıştırılması için hükümetle uzlaşarak sürdürülebilir bir çözüm yolu bulunmasını öneriyoruz.
Necati Burak AYKUT - Genel Sekreter